... ve pembe bulut sardı onları

içi sıcacıktı ve akide şekeri kokuyordu...

koca

larız

kafa

biz

biz

Dukan - Gün 114 : Çoğu Bitti Azı Kaldı!!

10 Ekim 2012 Çarşamba


Aynen öyle!
Çoğu bitti azı kaldı. Toplamda 157 gün sürmesi Mösyö tarafından ön görülen seyir fazımın 114'üncü gününe de girmiş bulunmaktayım. 19.6 kilo vermeye niyet ederek başlamıştım. Şimdi ise inanmakta zorluk da çeksem kaldı sadece 6-7 kilo :)
Bir PKOS zedenin azimle taşı delişi olarak tarihe not düşülsün istiyor bu çocuk! 

Azim derken de 20 kilo ve üzeri kilo vermeye çalışanlar için küçük bir rahatlatma notu düşmeden edemiyeceğim. Ben bunun sıkıntısını çok çekmiştim ilk başlarda. Gerçi iyi bişey mi yapıyorum bilmiyorum ama gerçekleri konuşmak lazım. Lütfen orda burda okuduklarınızla canınız sıkılmasın. Dukan uygulayıcılarının %90'ı hiç kaçamak yapmadım, yok balon etkisi bilmem ne diyip duruyorlar. Bünyeden bünyeye farklı tepkilerle karşılaşılması tabii ki göz ardı edilemez ama biliniz ki ben arada zaman zaman 1-2 gün bir iki defa da 1 haftalık Dukan araları vermiş bulunmaktayım işte iç rahatlatıcı neviinden notlar :


- PKOS (Polikistik Over Sendromu) hastası isen yılma. Yılmadım. Başardım. Bizim bu lanet hastalık kilo problemi ile geliyor ve kilo problemini def etmeden hastalığın kontrolü mümkün olamıyor. Zaten yumurtalıklar her ay olması gerektiği gibi yumurtlanamıyor, ki başlı başına yeterli bir sıkıntı, bir de üstüne insülin direnci ekleniyor, sonra gelsin daha ciddi promosyon hastalık paketleri.. böbrek yetmezliği mi istersin, rahim kanseri mi.. töbe töbe... 

Kilo problemini getiren bu sendromun da kontrol altına alınabilmesi ancak ve ancak ideal kiloya ulaşılması ile mümkün olabiliyor ama burada da bir sıkıntı söz konusu. Hadi madem öyle ise verelim kiloları kurtulalım demek, dendiği kadar kolay değil. İnsülin direnci sebebiyle su içsem yarıyor neviinden bir bünyeye sahip olduğumuzdan, benim doktorun deyişi ile "herkes 1 yapıyorsa sen 10 yapacaksın - diğerleri ile kendini kıyaslayıp boşu boşuna üzme kendini". Evet arkadaşım biz kolay kilo veremiyoruz. Hatta bizim kilo verebilmemiz çoook çoook zoor... Kendimize acımamız bittiyse devam edebiliriz.

Haberler güzel. Dukan beslenme prensipleri insülin direncine sahip insanlar için biçilmiş kaftan. Diyabet doktorunuz size demedi mi arkadaş ağzına karbonhidrat-tatlı girmicek yoksa tip bilmem kaç şeker hastası olman an meselesi diye? Dukan zaten karbonhidratın zerresine izin vermediğinden işin kolay. Şeker - tatlı - pilav - makarna krizleri arada vuruyor tabii. Kaç kere kafamı kocaman pilav tenceresine sokmamak için zor tuttum sayamıyorum. Ama tutuyor insan. Tabii bazen de tutmak istemeyebiliyor :) 

İtiraf : Bir iki hafta önce tutmadım kendimi! Dikkat tutamadım değil "tutmadım". Canım kocamın canı sokakta satılan tavuklu pilavdan çekti. Ki biz mecidiyeköyde oturuyoruz, alası meydanda satılıyor, millet te nerelerden kalkıp geliyor o arabalı pilavcıdan löpletmek için. Bırak çıksın meydana otursun efendi efendi yesin di mi? Hayır... domestik genlerimin kurbanı oldum arkadaş! Koca bir tencere tavuklu pilav yaptım... Herkes nom nom yerken "kendimi tuvalete mi kapasam", "çıksam bir yürüsem mi..." "kaç defa daha geri çevirdin gene yaparsın koçum",  "tavuklu pilav da neymiş git kemir jambonları, füme etleri" telkinleri bi boka yaramadı... Arkadaşlarımın "zaten sırf göz kaldın, bi tabak yesen mükafatın olur" desteği ve kocamın ne zaman kaçamağa meğilli olsam "ye hadi bana yazılacak kaloriler" torpili ile iki kocaman ve tepeleme tavuklu pilav tabağını mideye indirdim. 
Sonra tek hatırladığım - Kulaklarımdaki keman sesleri, çevremdeki renk cümbüşü, salgıladığım endorfin...- Pişman oldum mu?  

İlk başta o müthiş keman sesleri ve endorfin yüklemesi vs. pişmanlık vızırdamalarını bastırıyordu. Ama sonra sonra bokunu yemiş tavuk gibi kalakaldım bir başıma.. iyot misali... ertesi gün tartılmadım. bozarsanız siz de tartılmayın. hemen bir saf protein günü yapın ve sonrasında tartılın :) o iki tabak pilava rağmen iki gün sonra yaklaşık yarım kilo vermiştim :) 
Aman nasıl olsa saf protein günü var diyerek gevşememek lazım. son 5 ayda toplasanız 3 defa kaçamağım oldu. alışkanlık haline gelirse işte o kitapta da bolca bahsedilen "balon etkisi" gerçek olur kanısındayım. 

Dersimizden ne anladık : PKOS'lar da kilo verebilir. Yeter ki sizin için doğru olan beslenme sistemini uygulayın. Bence başlangıç için ideali Dukan. Sonrasında da protein perşembesi katkılı Karatay beslenme sistemi. 

- Gelelim ikinci iç rahatlatıcı nota. 
Her gün yürüyüş, bilmem kaç günde bir egzersiz vs. diyor ya kitapta... Ve nette okuduğunuz tüm dukan bloglarında, forumlarında herkesler de harfi harfine uyuyor bu egzersiz ve yürüyüş kuralına... Ben buna inanmıyorum arkadaş... İnanmadığım egzersizin faydası ve gerekliliği değil.. uygulama realitesi... Yapabilene helal olsun.. Ama ben yapmadım. arada eğlencelik bir iki defa yıllardır üye olduğumuz spor salonuna gitmedik değil ama dediğim gibi eğlencelik, havuzda iki tur yüz hop jakuzi ordan hoop sauna.. bir nevi sosyalleşme bahanesi.. Sonra koş eve yayıl L koltuğa "hooyyt ne yorulduk, bir film koyalım da dinlenelim" psikolojisi.. Ben düzenli spor yaptığımda daha hareketsiz bir yaşam içinde buluyorum kendimi. Sanırım alttan alta spor salonunda haddinden fazla çalışan ter bezlerim ve yorulan kaslarıma karşı borçlu hissediyorum kendimi. Çok çalıştınız, söz sizi daha fazla yormayacağım. Hatta bak söz acaip çişim gelene kadar aralarda tuvalete bile gitmicem... 

Dersimizden ne anladık : Egzersiz evet faydalıdır (evet toplum tarafından linç edilme olasılığı ve korusu da yok değil bunu yazarken), evet evet mutlaka yapılmalıdır. Ama ben 5 aydır toplamda 2 saatten fazla ekstra bir egzersiz çabası içine girmedim. Oramda buramda sarkma falan da yok.

Aa ama şöyle bir gerçek var. yürüyen merdiven, asansör, araba, toplu taşıma aracı kullanımım %70 oranında azaldı. Ayağıma üşenen biri de değilim. Bir de diyetin uygulama zamanı yaz ayına denk geldi ve ayıptır söylemesi bu sene güzel tatil yaptım. 1 aya yakın belki biraz daha fazla her gün yüzme olsun, dağ taş tırmanıp gezme olsun,  istanbul'daki hayatıma nazaran daha fazla hareketli bir süreç yaşadım. Belki bunun da bir faidesi olmuştur bilemicem. Ayarlayın işte kendinizi. 

- Sınırlı izinlilerden meyveli yoğurt / prebiyotik yoğurt sayısı... Mösyö diyo ki sadece ve sadece iki kutu yiyebilirsiniz. Duraklama yaşarsanız onu da yemeyin. 
İlk başlarda ben de iki kutu ile sınırlı tutuyodum bu işi ama zamanla protein neviinden yiyeceğim / yiyebildiklerim azaldı. Artık tavuk görmeye dahi dayanamıyorum, kırmızı eti kıyma halinde ve sebze yemeklerinin içinde eser miktarda ise yiyebiliyorum, yumurta mı öööhh... o da yalan oldu... anca melemen olursa belki geçiyor gırtladığımdan.. Soğuk etlerden hindi füme ve dana jambon da bana elveda dedi.. arada füme dil / rosebeef yersem yiyebiliyorum.. o kaa.. geriye ne kaldı?? Balık - yoğurt, meyveli yoğurt - peynir. :) E hal böyle olunca sabah kalk bir tane meyveli yoğurt at, sabah-öğle arası bir kaç fincan light süt ile kahve & bir dilim füme et/peynir, öğlen bir kutu daha meyveli yoğurt, akşam üstü bir kutu daha, akşam yemeği sonrası tatlı niyetine bir kutu daha derken :) günlük activia tüketim miktarım toplamda 4 kutu... yani izin verilen miktarın iki katı. Hatta şu anda bunu yazarken de bir tane löpletiyorum :) Bir sıkıntı yok. Duraklama yaşamadım, küp küp gidiyo kilolar. Baktım duraklayası tutar azaltırım. ama meyveli yoğurt yerine izinli başka bir besin bulamazsam hayatımdan da çıkaramam zira aksi taktirde fotosentez yapmaya başlıycam beslenebilmek için. 

- Dukan ile alkol hayatımızdan çıkıp gidiyor yanılgısı ile bu yazımı da burada neticelendirmek istiyorum. Bu da yalan çıktı. Yahu zaten 20 kilodan fazla vereceğin var ise önünde gerçekten uzun bir süreç var. öyle bir iki aya toparlanacak bir durum yok ortada. Yemeyi içmeyi seven ve hayattan zevk alırken bu iki faktörü göz ardı edemeyen insanlarız. (yani sen şimdi bu yazıyı okuyosan te buralara kadar da gelmişsen, belli ki yaşamak için yiyen o bay/bayan rotenmayer'lardan değilsin, yemeyelim birbirimizi) E hal böyle olunca ben bir çok defa (sayısız) küfelik oluncaya kadar da içtim. Oh afiyet olsun, yarasın kızıma.. Ama içtiğim/içeceğim günlerde yemek miktarını bir hayli azalttım. yani yolda bir yerde küt bayılıp kalmayacak kadar yedim. Ve sanırım o kadar az yediğim için de bir çok defa küfelik oldum. 


Gelelim toparlama bölümüne :

Verecek kiloların miktarı azaldıkça vücut onlardan kolay ayrılamıyor. 6-7 kilom kaldı ve ben artık iki haftada 1-1,5 kilo vermeye başladım. Büyük ihtimalle o son 1-2 kilo beni baya bi ağlatacak güçlendirme öncesi. Olsun aynada gördüğüm ben ve bundan bir sene önceki ben arasındaki fark beni çok mutlu ediyor. 

Yaşasın Dukan!!!

Bir sonraki yazımda merak edenler için cesaret edebilirsem belki bir öncesi sonrası fetoğrafı paylaşırım kim bilir :) 

Selametle kalasınız !!
SÇS.KİB.BYE! 

4 yorum gelmiş :):

takintilibirkadiningunlugu dedi ki...

keşke daha sık yazsaydın :) ben de yarın başlıyorum vermem gereken 10-15 kilo var... baştan sona okudum tüm yazdıklarını ama daha fazlasına ihtiyacım vardı :) teşekkür ederim yine de

samdakayisi dedi ki...

elimden geldiğince sık yazmaya gayret ediyorum :) daha fazlasına ihtiyacım vardı demişsin ya, lütfen söyle aklında kalan soru işaretlerini. belki cevabı bende vardır ve aklıma gelmemiştir burada değinmek, ya da cevabı bende olmasa da birlikte bir çözüm bulabiliriz belki? Bekliyorum! :))

takintilibirkadiningunlugu dedi ki...

başlarken kafamda çok soru işareti vardı. güçlendirmeye geçenler, korumaya geçenler kesinlikle kilo alıyor denildi. özellikte internette yaptığım araştırmalar da bu yöndeydi. beni bu kısmı korkuttu açıkcası... korumada sadece perşembeleri saf protein yapacaksınız ve hareketli olacaksınız dendi. ama nasıl olduysa bir kaç kadın 3 haftada 7 kilo almayı başarmışlar... bu kilo alma durumu korkuttu beni gerçekten çok :(
ben de başladım ve bugün 10. günüm. 65le başlamıştım 62ye düştüm. yürüyüşüm bile değişti inan :)) vermem gereken 7-8 kilo kaldı. umarım yılbaşına istediğim elbisenin içinde girerim. yeniden zayıf olmayı çok özledim gerçekten :)

samdakayisi dedi ki...

güçlendirme safhasında ben dahil bir çok insan ne yazık ki eski alışkanlıklarına meyil etmeye başlıyor sanırım. İkinci tabağı da yesem nolur, azcık pilav bir parça ekmek daha vs derken güçlendirme güçlendirme olmaktan çıkıyor.. seyirdeki disiplini güçlendirmede de devam ettirmek şart. aksi taktirde senin de okuduğun gibi kilo almalar kaçınılmaz. Çok şükür arada kaçamaklarım olsa da ve bir aydan daha fazla bir süredir güçlendirmeyi uyguluyor olmama rağmen kilomda bir değişiklik olmadı. Ben biraz sıkıldım sanırım seyirden o nedenle kalan 5 kilomu da vermeye başlamak için uygun zamanı kolluyorum. :) ruhen hazır olduğum anı kolluyorum diyelim. Merak ediyorum amacına ulaşabildin mi? bir iki kilo bile mucizeler yaratmaya değiyor :) Umarım mutlusundur yeni halinden :)

Yorum Gönder

 

Mail ile Takip