... ve pembe bulut sardı onları

içi sıcacıktı ve akide şekeri kokuyordu...

koca

larız

kafa

biz

biz

Dukan - Gün 9 : Folyolu Dana !????

19 Haziran 2012 Salı


 Light ürünlerin rengi neden pembe acaba? 

"Tadımız bok gibi ama bak pembiş pembiş çok sevimliyiz ye bizi ye ye!" diyorlar olsa gerek, zira tatlarını sevmeye başladığımı bile söyleyebilirim. Özellikle light meyveli yoğurt hayatımı kurtarıyor!

Ps: Bu Dukan yalancı da yapıyor demek ki..  

Bu sefer rejim nasıl gidiyor napıyoruz muhabbetinden ziyade size bir tarif vereceğim haddim olmayaraktan. Özetle Atak dönemini kazasız belasız tamamladık, ben 3 kocam 4 kilo verdi; şimdi seyirdeyiz üstümüze iyilik sağlık :)


Daha önce de bahsetmiştim, ben kırmızı et yemem....
....yanından geçmem.. geçemem... beyaz etgillerden de balık konusunda hiç seçici değilimdir, babam çıksa affetmem misali, bir de gel gör ki tavuk denince papuçsuz kaçıyorum. Bunun da sebebi geçmişteki diyet denemelerim boyunca neredeyse kanatlarım çıkıp gıdaklamaya başlayıncaya dek tavuk haşlama, ızgara yemiş olmam.  Süt de aynı hesap, hep annemin suçu... bir çocuğa ergen oluncaya ve isyan bayrağını açıncaya kadar ağzından burnundan süt sokarsan, hayatı boyunca sütlü tatlı bile yiyemez. Ama şayet Dukan yapıyorsanız illa ki kırmızı et, süt vs. o dolabın içine giriyor ve pişeceği günü beklemeye başlıyor. 

Buzlukta bekleyen dana kuş başları bana melül melül bakarken aklıma bişey geldi. Madem dedim, bunu yağ ile birleştiremiyoruz, e hasta da değiliz ki haşlama yiyelim, hacı dedim gelin ben size bir süt banyosu yaptırayım da bir gevşeyin, sonra adamın ağzında büyümeyin. İyi çocuklar dinlediler beni ne dediysem yaptılar. 

SOĞAN HALKASI YATAĞINDA FOLYOLU DANA ~ FIRINDA 
LOR PEYNİRLİ & MAYDANOZLU YULAF KEPEĞİ EKMEĞİ EŞLİNDE :

BREH BREH BREH...

Bir gün boyunca bıraktım bunları sütün içinde. Ertesi gün incecik doğradığım soğan halkalarını A4 büyüklüğünde bir alüminyum folyo üzerine ama tam ortasına konuşlanacak şekilde dizdim. Bolca gevşeyen kuş başlarını kuş yavrusu başı boyuna küçültüp, elime gelen sinirini, yağını bıçak marifetiyle ayıkladıktan ve bir tatlı kaşığı ev yapımı hardal ile harmanladıktan  sonra bu soğanların üzerine yatırdım. Huysuzum, çiğneyemediğim tek parça olursa bir 10 yıl daha et yiyememe riskim var. 

Miktar göz doyuran cinsinden. Etlerden sonra bir kat daha soğan halkası dizip, hepsinin üstüne hoş koku versin diye kekik ve ada çayı serpiştirdim. (Tuz cıs!) 

Sonra folyoyu içine hava girmeyecek şekilde sıkıştıra sıkıştıra kapadım ve tabii ki önceden 170°C'ye ısıtmış olduğumuz fırınımıza pişmesi için koydum. Acemiliğe gerek yok her 15 dk'da bir açıp bakmayın, et bu yavaş pişiyor. Soğanların da ondan geri kalır yanı yok, unutun bunları 1 saat kadar fırının içinde. Orta pişmiş sevenelere 45 dk çok bile

Süre tamamlandığında açıp bir baktım gevşeyen arkadaşlar paketlerinin içinde ne alemdeler diye. Kendi bıraktıkları suyun içinde, inanılmaz güzel kokular saçarak yenilecekleri anı beklediklerini görünce sevincimden ağlayacaktım. O anda madem sözümden çıkmadınız o zaman size bir sos da yapalım tam olsun dedim.

Sos diyince, Dukan'ın kitabında verdiği sosları yapmaya cesaret edemedim. Zira atak döneminde yaptığım için işkilliyim, kesin şunu-bunu yemememiz lazımdır gibi... Bir de etler öyle bir kokuyor ki, kremalı mantarlı bir sos diye ağlıyor zavallılar... aha dedim koş gel light labne! iki tatlı kaşığı kaptığım gibi folyonun içine karıştırdım, ve ne olur ne olmaz tamamen iç güdüsel bir şekilde paketi kapatıp, bir 5 dk daha attım fırına. 



Yaparken anlatırım da diyordum, o yüzden yemeden önce fotoğrafını çekmeyi bu sefer unutmadım ! 
Ekmek tarifini de Dukan duayeni Melike Mehmetoğlu'nun bloğunda yazdığı tarifinden uyguladım. Tabii biraz kendime göre değiştirerek. 


Tarif için adres : http://www.dukaniche.wordpress.com/

Bu tarifte verilenlere ek olarak ben içine lor peyniri ve ince kıyılmış maydanoz da koydum. 
Silikon kapta pişirdim böylece yağsız olmasından ötürü dibine yapışmasını aklımca önlemiş oldum. 



Son olarak da "açım! açım!" diye tempo tutan midelerimiz şenlensin diye kurulduk bahçeye ve kendimize güzel bir ziyafet çektik. Yemek süresince sohbetimiz "Dukan ne şahane, ne güssel bir diyettir.. hımmm ekmek de fena değil hani.. ete bak pamuk pamuk" çevresinde dolaştı dolaştı durdu...



Öptüm K.İ.B bye!!!

2 yorum gelmiş :):

Adsız dedi ki...

ben bu diyeti bi ay yaptım tabi ne kaçamaklarla:)5 kilo verip bıraktım:)spora devam ettiğim için geri almadımda abimin kpss sınavı bi gelip geçsin birlikte başlicaz daha 5 kilo var gitmesi gereken aslında ben diyorum ki bi 5 daha verip rahat rahat 5 kiloluk mantı ve pizza yiyim:)ne çok 5 dedim hiç sevmiyorum bu beşii:(

samdakayisi dedi ki...

:)))) spor yapmış olman iyi olmuş, güçlendirme evresinin atlanmasını tavsiye etmiyo dukan amca, patır patır geri alıyormuşsun kiloları :) ama sende durum öyle olmamış şanslısın :))

Yorum Gönder

 

Mail ile Takip