... ve pembe bulut sardı onları

içi sıcacıktı ve akide şekeri kokuyordu...

koca

larız

kafa

biz

biz

Dukan - Gün 4 Patates Yemek İstemiyorum!

14 Haziran 2012 Perşembe




Atak evremin 4. gününde oldukça mutsuz bir kadın olarak bu satırları yazıyorum, gün boyu dukan amca'nın kulaklarını çınlattım ama o konuya biraz sonra geleceğim.






Kocam hafta başı işi sebebiyle Bodrum'da bir çekime gitti. Çekim 40 metrelik bir gulette kısmen açık denizde yapıldığından, bir süre sonra  "gel bana gel" diyen mavinin ısrarlı davetine karşı koyamayıp cuppala denize bırakmış kendini. Biz istanbul'da ofislerinde, evlerinde kan ter içinde debelenen zavallılara da "pazartesi sendromu" başlıklı birbirinden mavi ve ehli keyif fotoğraflar yolladı. İstanbul'a döndüğünde de çektiği videoları bana izletirken, göbüş bölgesinin denizden çıkmak için guletin yan tarafına monte ettikleri zımbırtısına karşı gösterdiği direnç ikimizin de gözünden kaçmasa da yaptığımız yorumlar "hacı hayat bu işte, iki çalışıcan sonra cup denize dalıcan", "nabıoyorus oğlum biz istanbul'da" çerçevesini aşmadı. Zira karşımdaki kocam da olsa, kilo aldığına dair hiç kimseye uyarıda bulunmam, bulunandan da hiç haz etmem. Sorsa, dese ki çok mu oldu bu gıdı sence, kötü mü gözüküyor vs. o zaman iş başka; direkt yapıştırırım ama göz var allaha şükür, yeterli miktarda ayna da var çevremizde, e mutfakta da baskül duruyor.. Tüm bu yardımcı komponentlere rağmen tutup birine, hele de sevdiğiniz birine "sen kilo mu aldın biraz?" diyip fitil atmak külliyen kötü niyet içerir görüşündeyim.  Bu soru zaten aldığı kiloların bilincinde olan kişiyi daha çok mutsuz eder ve buzdolabına tesselli turları atmasına neden olur.. ya da adam o şekilde gayet mutluyken, pis pis eleştiriyi yiyip kimyası bozulur.. üstüne bir de bu karşındakini  aptal yerine koymaktan başka bişey değil.. Yahu, pantolonunu kapatamıyorsa ve hava sıcak ne gerek var gömleğe, t-shirt her türlü rahat modundaysa bir kişi ve hiç tartılmasa bile; artı, eksi, yüzde ve eşittir : farkındadır zaten!

FARKINDAYIM yu madafaka!

Neyse, hakikaten de farkındaymış yakışıklım ki dün akşam iş dönüşü eve girer girmez ağzından çıkan ilk cümle "PATATES YEMEK İSTEMİYORUMMM!" oldu. Bir miktar boş! baktığımı fark etmiş olacak ki, tekrarladı.. Bir iki gündür "dukan mallığından" muzdarip olduğumdan bir şans daha verdi bana. Ama yok anlamıyorum, nato kafa nato mermer! Sonra işin aslını dökülüverdi. O izlediğimiz denizden çıkamama videosunun ertesi günü can havliyle tartıya çıktığı vakit kişisel rekorunu kırdığını fark etmiş.  Sonra her bilinçli! türk genci gibi kendini gugıl diyarında diyet avlarken bulmuş. Hızlı da vermek istiyor, herkes gibi.. Oydu buydu derken, bir şok patates diyetinde çözümü bulmuş. Ya da o an için bulduğunu sanmış. Ne zaman ki bir gün içinde 3. kocaman haşlanmış patatesi yemiş, o andan itibaren ağzından sadece "PATATES YEMEK İSTEMİYORUMMM!" çıkmaya başlamış. Dukan'a orda boşuna bok attım, anlamamış olmam gayet normalmiş.Aldım geri!

Şimdi kocamla ilgili bir başka detay daha vermem lazım. Kendisi iki günde 5 kilo verebileceğini iddia eden ve bunu türlü şarlatanlıklarla "sözde" ispatlamış bir er kişidir. O nedenle "e madem bu kadar mutsuzsun patatesten, sen de gel benle Dukan yap, öleceksek birlikte ölelim kocam!" diyince, Dukan'ın çok uzun sürdüğü ve kendisinin o kadar vakti olmadığı gerekçesini sundu.

Sonra aniden döndü ve "istediğimiz zaman peynir kemirebiliyo muyuz?" dedi.. 
..kafamı salladım. 
"Miktar peki? ne kadar mesela?" 
"İstediğin kadar hayatım."
"Peki ya kaşar?"
"%10'dan az yağ içermesi kaydıyla, evet onu da istediğin kadar yiyebiliyorsun"
"alırım elime kütür kütür yerim ama bak!" (Bana göz dağı veriyor :) )
"ye, istediğini ye otur koca bir sığır ye, bir süre sonra zaten bıkacağın için aile ekonomimiz gayet emin ellerde merak etme"
.
.
.
.
.
derken aramıza bir cengaver daha katıldı. 

Yapılan hesaplamalara göre kendisinin atak devresi; cinsiyeti, daha önce doğru dürüst rejim yapmamış oluşu, ve hedeflediği kilo kaybının "ben zayıf olmak istemiyorum ki zaten" ile sınırlı olmasından ötürü sadece 3 gün. İddiasına göre o üç gün içinde ideal kilosuna ulaşacakmış. My super hero!

Bugün itibariyle o atağının ilk gününde şirkette yemekleri yapan ablaya tavuk haşlatmaya çabalıyor ben de 4. günümü sürerken sabah yaşadığım şoku hazmetmeye çalışıyorum. 

Gelelim mutsuzluğumun sebebine. Sabah kalkıp pazartesiden beri halaylar çekmeme, şen kahkahalar atmama sebep olan tartılma prosedürü için mutfağa koştum. Allahım ne göreyim! hiç bir kaçamak yapmadığım hatta haddinden fazla su - sıvı tükettiğim halde bir gün öncesine göre 700 gr daha fazlayım. Mehter takımı mı oldum ben acaba? İşte bu yüzden mutsuzum benjamin.

Üstelik bugün aslında çok kutlu bir gün! Bizim evlilik yıl dönümümüz. 4. senemizi dolduruyor oluşumuzu her senenin aksine gidip güzel bir lokantada "mecnunum leylamı gördüm" modunda kutlamak yerine dedik ki gidelim spor salonuna - bugünün ve dukan amcanın şerefine ter atarak kutlayalım! Ve herkese kan ter içinde bile olunsa son derece romantik olunabildiğini ispat edelim! Böyle bir gaz, böyle bir full motivasyon halindeyken oldu mu o fazladan sepete eklenen 700gr??

Zaten akşam yemeğinde kadehimde güzel bir kırmızı şarap yerine bol buzlu light ayran olacak, zaten kollarım bacaklarım bir gün sonra laktik asit banyosu neticesinde yerinden kalkmayacak!

Olmadı.. 

Hiç olmadı..
Hayat hiç adil değil..

Not: merak eden varsa şayet söyleyeyim; halsizlik ve unutkanlık bugün yok. cin gibiyim maşallah. 700 gr yaradı herhal...

2 yorum gelmiş :):

Duygu dedi ki...

Dukan diyetini hiç denemedim ama bu tür kilo alıp vermeler tamamen normal ve geçici.

samdakayisi dedi ki...

Duygu, dediğin doğru, tartıda günlük değişimler olsa da, diyeti doğru uyguladığımız taktirde sonuç almak kaçınılmaz :)

Yorum Gönder

 

Mail ile Takip