... ve pembe bulut sardı onları

içi sıcacıktı ve akide şekeri kokuyordu...

koca

larız

kafa

biz

biz

Dukan - Gün 3 Havada Dukan Mallığı!

13 Haziran 2012 Çarşamba

Dukan ile aramızdaki münasebetin 3. günündeyiz. Kendisine karşı eleştirel bakış açımda zerre değişiklik yok. Ama sonuç güzel. Hemen başta söyleyeyim bugün de tartıda 1kg az çıkınca mutfakta küçük çaplı bir halay eşliğinde şen bir şekilde güne başladım. Bu halaylar ve şenlikler bir kaç dakikayı geçemiyor, zira parmağımı kıpırdatacak gücüm yok. Ciddi bir sıkıntı daha var. Son derece unutkanlık başladı!



Misal, dün akşam kocamla birlikte arkadaşlarımıza gidip wii oynama planı yaptık. Yemekten sonra odaya gidip üstüme başıma doğru dürüst bir şeyler giydim. Elimde de çantam yanıma alacağım şeyleri dolduruyorum içine. Aklımda da her kadın gibi çıkmadan önce yapılması gerekenleri tekrar eden bir deli "alarmı kur öyle çık", "bahçe kapısını iki kere kontrol et",  "rimelimi sürmedim daha", "aha küpe neredeydi", "çantam burada tamam", "çıkınca sigara almalıyım yoksa bir daha market zor bulurum"... derken aynada ki yüzümü görünce "aha rimeli unuttuk gene" - rimelin olduğu rafa doğru ilerlerken, "köpeğe de su vereyim sıcak yanacak hayvan" rimel gene hikaye, elimde sürahi gofretin kabına su dolduruyorum.. sonra bir anda o kadar sıkıldım ki sürekli bir şeyi unutup başka bir şey yapmaktan attım kendimi sokağa.

Netice rimelimi sürmedim, marketten sigara almadım ve hazırladığım el çantası yerine boş bir çanta alıp çıktım. Allahtan kocam bahçe kapısı ve alarm konusunda çok pimpirikli, yoksa dün akşamı "gofret firarda" tadında tamamlamak kaçınılmaz olurdu.

Unutkanlık sabah da devam etti. İş başı yapmadan önce, uykusuz geçirdiğim sivri sinek istilası gecesinin verdiği gazla, sinek ilacı alınımı hızlandırmak adına market alışverişini mesai öncesine çektim. Çalışanlar ile birlikte açtık marketi ve ben  o reyon senin bu raf senin, liste de yapmadığım için mal mal sepette aldıklarıma bakıp eksik olan ne oyununu normalden çok daha uzun bir süre oynamak zorunda kaldım. Eve dönüp poşetleri boşaltırken sinek ilacını almayı unuttuğumu fark ettim. Arkadaş karbonhidrat sen nelere kadirsin!

Kim bilir şu anda neleri unutuyorum.

Bu arada, son derece asabiyim, pimi çekilmiş bomba gibiyim. Baktım etrafımdaki insanlar ne desem normalde vermedikleri şekilde ters cevaplar yapıştırıyorlar, ben de dedim ki kızım kendine gel. İki yumurta yedin cadı oldun, neye sinirlenirsen sinirlen, ki her şey mi batar bir insana, tepki verme bakalım. Tepkisizlik formülüm de g.tümde patladı. "Senin neyin var", "beni dinliyosun farkındayım Anduşkam ama bu ifade ne??" "Kızım mal mı oldun sen? Bana mı öyle geliyo" babında soru bombardımanları ve "Anduşka Dukan'ı bıraksın!" tezahüratları... Ne yapacam bilemiyorum.

Ayrıca dün akşam 3-4 set tenis (wii) oynadıktan sonra etrafa saçtığım bezgin bekir sinyallerim neticesinde kendimizi L koltuğun çeşitli noktalarına yayılmış, temposu son derece düşük bir film izlerken bulduk :)

Aylardır kapısının önünden sadece alışveriş maksatlı geçtiğimiz, canımız spor salonumuza işten sonra gitme planımız da anlayacağınız üzere başlamadan bitti. Sebebi sensin dukan! mal ettin beni! Minder tuhafı oldum!


Patron olsam, dukan diyeti yaptığını fark ettiğim çalışanlara süresiz izin veririm arkadaş.

Bak bir şeyler daha yazayım diyordum ama zerre aklımda değil.. Bu gün bir iki tarif deneyeceğim yoksa jambonla, çökelekle, lop yımırtayla bu hayat geçmez!

Yarın denemelerim ve sinirden biraz daha uzamış dişlerimle tekrar karşınızda olacağım.. sanırım.. unutmazsam tabii..

Hayat neden bu kadar zor Benjamin!?





0 yorum gelmiş :):

Yorum Gönder

 

Mail ile Takip